Anasayfa    Hakkımızda    Makaleler    Duyurular    İnsan Kaynakları    Basında ETİKA    Referanslar    İletişim    


     KURUMSALLAŞMA
     AİLE ANAYASASI
     AİLE ŞİRKETLERİ
     ŞİRKET DOKTORU
     ISO 9001
     ISO 22000
     ISO 14001
     ISO 13485
     ISO 16949
     OHSAS 18001
     İŞ GÜVENLİĞİ
     ISO 27001
     CE MARKALAMA
     EĞİTİM PROGRAMLARI
     Hizmet Talep Formları

 
 

KOBİ’LER ve BASEL 2


(Dünya Gazetesi 12.02.2007'de yayınlanmıştır.)
(Yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir)
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

Basel II, bankaların sermaye yeterliliklerinin ölçülmesine ve değerlendirilmesine ilişkin olarak Basel Committee on Banking Supervision tarafından yayımlanan ve yakın tarihte dünyanın çeşitli ülkelerinde yürürlüğe girmesi beklenen standartlardır. Finansal istikrarın sağlanabilmesi için oluşturulmuştur. Finansal istikrar çok geniş kapsamda ele alınmıştır ve Basel II standartlarında finansal istikrarın temeli risk yönetimidir. Bu risk odaklı kredi puanlaması KOBİ’lerin kullanacakları kredilerin miktarlarını ve fiyatlarını olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilecektir. Basel II ile birlikte, riskin ölçümü iki ana unsura dayanmaktadır. Bunlar kredi kullananın yani kuruluşların risk seviyesi ve kredi işleminin risk seviyesidir.  Burada şöyle bir sıkıntı doğmaktadır. Kredi kullanan kuruluşların finansal verilerinin yanında şirket ortaklarının geçmişi, organizasyon yapısı ve ürün gelişimi gibi değerlendirmelerin yapılmasının özellikle Türkiye’de KOBİ’ler için büyük sıkıntılara yol açacağı aşikardır. Son yıllarda kredi vermek için müşteri arayan bankalar bir süre sonra bu kriterlere uymadığı gerekçesiyle kredi isteyen şirketlere olumsuz yanıt verme durumuna geleceklerdir. Türkiye’ deki şirketlerin % 90 ının aile şirketi olduğu unutulmamalıdır. Aile şirketlerinin organizasyon yapısı ve bu kriterlere ne kadar uyum sağlayacağı merak konusudur. Burada yumuşak bir geçiş sağlanıp ve açık bir bilgilendirme ile konu ortaya konmalıdır. 2007 de Avrupa’da 2008 de Türkiye’de uygulamaya konulacak bu standartların bir an önce faaliyete geçirilmesi gerekmektedir. Bankalar, bölgesel olarak tüm şirketlere ulaşmalı ve bu standartları anlatmalıdır. Şirketlerin kredi imkânlarından nasıl yararlanabileceklerini göstermeye 2008 den önce başlamalıdırlar. Yaptığımız şirket gözlemlerinden edindiğimiz bir kanaatte şirketlerin Basel II konusunda eğitimlere katılmalarına rağmen bu konudan hiçbir şey anlamamalarıdır. Bu da eğitimlerin yeterli olmadığını gösterir. Uygulama bir an önce kuruluşlara gösterilmelidir.

Bağımsız derecelendirme kuruluşları ile bankalar tarafından derecelendirmeye tabi tutulacak olan KOBİ’lerin, işletme sermayeleri en önemli konu başlığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Finans gücü yüksek ve yönetim anlayışı gelişmiş kuruluşlar gerekli belge ve bilgileri istenen yerlere sundukları takdirde en iyi dereceyi alabilecekler ve en iyi şartlarda kredi alabileceklerdir. Kuruluşların bu süreçte yapmaları gerekenler şunlardır; risk yönetimi için planlı çalışmalara bir an önce başlamalıdırlar. Planlama işleminden sonra sermaye yapılarını güçlendirmeleri gerekmektedir. Eskiye dönük borçlanma yapılarını gözden geçirmelidirler. Gerekli mali tabloları büyük bir titizlikle hazırlamalıdırlar. Bu alanda kimsenin söylemediği iyi işleyen bir ISO 9001:2000 kalite yönetim sisteminin kuruluşlara çok faydalı olacağı inancındayım. Bu sistemle yönetim kültürü gelişecek, tüm çalışanlar bilinçlendirilecek ve insan kaynağı daha iyi değerlendirilebilecektir.

Bütün bunların dışında Türkiye’de her 100 YTL nin 66’sı ve her 100 çalışanın 46’sı kayıt dışı olduğu göz önünde bulundurulursa bu işin ne kadar zor olduğu görülebilecektir. Bu veriler Türkiye’deki kuruluşların Basel II ye hiçte hazır olmadıklarını göstermektedir. Türkiye’deki kuruluşların bu hazırlıkları tamamlamaları ve bu kayıt dışılığın önüne geçmeleri ilk 10 yıl boyunca pekte mümkün gözükmemektedir. KOBİ’ler bu kredi imkânlarından kayıt dışılık yüzünden vazgeçebilecektir.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde ve özellikle Amerika’da dile getirilen bir başka söylemde Basel II den istenen verimin özellikle gelişen ülkelerde geç alınacağıdır. Dünyanın her ülkesinde kayıt dışının olması kuruluş yapılarının istenen şekilde görülemeyeceği gerçeğini ortaya koymaktadır. Bütün bunların dışında adil bir borçlanmanın gerçekleşmeyeceği de ortadadır. Bunun sebebi aynı miktarda borçlanan iki kuruluşun kredi notlarında ki farklılıktan ötürü anormal miktarda ki borç farkının ortaya çıkacak olmasıdır. Bunun yanı sıra özellikle gelişmekte olan kuruluşların mali yapıları daha dirençsiz olacaktır. Bu tip kuruluşların düşük kredi notu ile aşırı borçlanmaları bu kuruluşları ileri ki dönemlerde zor durumda bırakacaktır.

Fevzi Kostak
Yönetim ve Kalite Uzmanı

ETİKA Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.
kostak@etikadanismanlik.com

 

 

 
© 2006 Tüm hakları saklıdır. | Tasarım ETİKA