Anasayfa    Hakkımızda    Makaleler    Duyurular    İnsan Kaynakları    Basında ETİKA    Referanslar    İletişim    


     KURUMSAL YÖNETİM
     AİLE ŞİRKETLERİ
     ŞİRKET DOKTORU
     ISO 9001:2000
     ISO 22000
     ISO 14001
     ISO 13485
     ISO 16949
     OHSAS 18001
     CE MARKALAMA
     EĞİTİM PROGRAMLARI
     Hizmet Talep Formları


Diyanet'in helal fetvası Malezya'yı kesmiyor!

 

MİLLİYET Gazetesi, Ahmet Destici, 28 Eylül 2007

Helal ürün standardının anavatanı Malezya, ne Diyanet'in fetvasını, ne de TSE'nin belgesini kabul ediyor. Çünkü onlar laik Türkiye'nin devlet kurumları! Sertifika pazarı özel girişimciye "helal" olacak gibi...

Üç yıl önce Malezya'da başlayan "helal ürün" uygulaması Türkiye'de tartışılıyor. İhracatçılar 2.1 trilyon dolarlık helal ürün pazarında geri kalmamak için sertifika sisteminin acilen Türkiye'de de devreye girmesini istese de bazı üreticiler, "Helal ürün ithal eden ülkeler bizim müslüman olduğumuzu zaten biliyorlar, belge istemiyor" diyor.
Bir ülkede helal gıda sertifikası verilebilmesi için önce "fetva" gerekiyor. Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı pek çok konuda fetva verebiliyor. Ancak helal ürünün anavatanı Malezya'daki İslami Konsül, Türkiye'deki Diyanet'in fetvalarını geçerli kabul etmiyor. Çünkü "Türkiye laik bir ülke ve Diyanet bir devlet kurumu."
Bu noktada tartışma "Sertifikayı kim verecek?" sorusunda düğümleniyor. Bir diğer devlet kurumu olan Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) helal ürün sertifikası veremeyeceğini savunan girişimciler bu alanda hizmet vermek için kolları sıvamış durumdalar. Yani asıl tartışılan helal ürün sertifikasından doğacak pazarın kime "helal" olacağı!

Sertifika yarışı başladı

Merkezi İngiltere'de bulunan belgelendirme kuruluşu Independent European Certification'ın (IEC) Türkiye Başkanı İlker Koç, helal ürün sertifikası vermek için hazırlıklara başladıklarını belirtti. Koç, "Helal standardını belirleyen İslami Konsül Jakim (İslami Gelişim Dairesi), Malezya'da. Diğer ülkelerde Jakim'in akredite ettiği kuruluşlar sertifika verebiliyor. Ama bunlar devletle ilgili kurumlar. Türkiye'de bunun olmasına olanak yok, çünkü laik bir anayasaya sahibiz" dedi. TSE'nin helal standardı çalışmasını da eleştiren Koç şöyle devam etti:

 "TSE bence kendine pazar yaratmaya çalışıyor. Jakim'den onay alamadılar. Bu uygulama yurtiçinde çok tehlikeli. Bu standardı almayan ürünler haram mı sayılacak? Helal standardının kapsadığı ürün çeşidi çoğalıyor. Bebek bezlerini bile içine aldılar."

Etika Danışmanlık'ın Genel Müdürü Kılınç Erdemir ise üç ay sonra sertifika vermeye başlayabileceklerini belirterek, "Avustralya'daki Halal Certification Authority şirketinden temsilcilik alacağız" dedi. Kılınç, bu şirketin temsilcilik şartlarını da söyle anlattı:

"Benim ve çalışanlarımızın beş vakit namaz kılmamızı, oruç tutmamızı istiyorlar. Genç olduğum için hacca gitmeyişimi mazur gördüler."

Helal pazarı 2.1 trilyon dolar

Helal ürün pazarının yıllık hacmi 2.1 trilyon dolar. Ürünlerin İslami kurallara göre hazırlandığını belirten helal standardı, gıda, gıda servisinin yapıldığı mekânlar, paketleme, taşıma, markalama, etiketleme, lojistik, seyahat, otelcilik, eczacılık, kozmetik, tıbbı cihazlar ve diğer sağlık ürünlerini kapsıyor.

Türkiye'de helal ürün sertifikası veren kurum yok. TSE konu üzerinde iki yıldır çalışıyor. 22 ülkede sertifika veriliyor. Sertifika almanın bedeli 15 bin euro'ya kadar çıkıyor. İhracatçılar isterse Diyanet'ten ürünlerinin İslami kurallara göre üretildiğine dair bir yazı alıyor.

Helal standardını Türkiye'de uygulamanın şartlarını araştıran Dış Ticaret Müsteşarlığı, ağustosta ihracatçıların görüşüne başvurdu. Genel kanı böyle bir sertifikaya ihtiyaç olmadığı yönünde.

TİM: Sertifika verebiliriz

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, "Helal ürün sertifikasını kim verecekse versin ama bu konu bir an önce halledilmeli. Ancak kimse bunu iç politika meselesi yapmasın" dedi. Türkiye'de sertifika veren bir kuruluşun bulunmadığına dikkat çeken Satıcı, "TSE ya da başkası kimin verdiği önemli değil. Bu ihtiyacımız olan bir enstrüman. Daha rekabetçi olmamız için gerekli. Önlem alınmazsa sertifikayı biz vereceğiz" şeklinde konuştu.

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Genel Sekreteri Yüce Canoler ise konunun bugünlerde tartışılmaması gerektiğini belirterek, "Anayasa, türban konularının tartışıldığı dönemde bu konu amacından sapar" dedi. Canoler şöyle konuştu:

"Biz Suudi Arabistan'dan gelen bir heyeti kesimhanelere götürdük. Tesislere hayran kaldılar. Zaten Müslüman bir ülke olduğumuz için bizden herhangi bir sertifika istemiyorlar. Çok gerekirse Diyanet'ten bir yazı almak mümkün."

 


 

 

 

 
© 2006 Tüm hakları saklıdır. | Tasarım ETİKA